Beispiele für die Verwendung von "hazırlık yapmayı" im Türkischen

<>
Aslında şimdiden çok fazla yemek yemeyerek en iyi anımız için hazırlık yapmayı düşünsek iyi olabilir. Знаешь, может, не стоит сейчас наедаться, в рамках подготовки к завтрашнему триумфу.
O saçaklı saçlarla ilgili de birşeyler yapmayı ihmal etme. И не забудь сделать что-нибудь с этой жуткой прической.
Ben hazırlık araştırmamı Christopher Hitchens üzerine yapmıştım. Я готовился к встрече с Кристофером Хитченсом.
Sanırım ne yapmayı düşündüğünü bilmek benim de hakkım. Имею право знать, что ты будешь делать.
İstasyonu tahliye etmek için hazırlık yap, fakat hissettirmeden. Будьте готовы эвакуировать станцию, но делайте это осторожно.
Hey, bunu yapmayı ben istemiştim. Хей! Я это хотела сделать.
Hazırlık aşaması diyebilirsin onun için. Можешь считать это частью подготовки.
Selam. Yine ne yapmayı düşünüyorsunuz? Привет, что собираетесь делать?
Ona hazırlık yapmaya çalıştın mı? Вы не пытались как-то подготовиться?
Oturmaktan daha iyi bir şey yapmayı tercih ederim. Я предпочел бы больше делать, чем сидеть.
O yüzden düğünü hazırlanmak için önümüzde adam akıllı iki gün var. Ayrıca hazırlık için bir de bunu verdi. Так что нам предстоит целых два дня планирования, а ещё для подготовки он дал мне вот это.
Bana psikanaliz yapmayı bırak. Не пытайся заниматься психоанализом.
Ne var? Çakmadan önce biraz hazırlık yapmalıyım. Мне нужно время, чтобы приготовиться к оплеухе.
Bu seni şaşırtabilir ama bazen Mike ve ben bunu topluma açık alanlarda yapmayı seviyoruz. Это может шокировать тебя, но иногда мы с Майком любим делать это публично.
Amy'nin doğum gününe hazırlık yapmam lazım. Надо подготовиться ко дню рождения Эми.
Homer, şunu yapmayı kes. Гомер, прекрати это делать.
Şey, madem böyle olacağını biliyordun o zaman beni neden hazırlık aşçın yaptın? Тогда почему ты доверил мне подготовку, если знал, что это произойдет?
En iyi tahminim? Cesetler yere yığılmadan önce her ne yapmayı planladıysa onu yapıyor. Она делает всё, что планировала сделать, пока тела не начнут сыпаться горой.
Umarım hazırlık yapacak vaktimiz olur. Надеюсь, мы успеем подготовиться.
Bu şekilde anlaşma yapmayı nereden öğrenmiş? Гле он так научился вести переговоры?
Beispiele für den Wortgebrauch in verschiedenen Kontexten werden ausschließlich zu linguistischen Zwecken bereitgestellt, d. h. um den Wortgebrauch in einer Sprache und Varianten ihrer Übersetzung in eine andere zu untersuchen. Alle Beispiele werden automatisch aus offenen Quellen mit Hilfe einer zweisprachigen Suchtechnologie gesammelt. Wenn Sie einen Rechtschreib-, Zeichensetzungs- oder anderen Fehler im Original oder in der Übersetzung finden, nutzen Sie die Option „Problem melden“ oder schreiben Sie uns.

In diesem Abschnitt können Sie anhand professioneller Übersetzungen sehen, wie einzelne Wörter und Ausdrücke in verschiedenen Kontexten verwendet werden. Kontexte helfen Ihnen, Englisch, Deutsch, Französisch, Spanisch und andere Sprachen zu lernen. Hier finden Sie Beispiele mit Phrasal verbs im Englischen, idiomatischen Ausdrücken und mehrdeutigen Wörtern in einer Vielzahl von Stilen und Themen. Die Beispiele können nach Übersetzung und Themen sortiert werden, und anhand der gefundenen Beispiele kann eine Verfeinerungssuche durchgeführt werden.

Lernen Sie Fremdsprachen und prüfen Sie Verwendung von Wörtern an realen zweisprachigen Beispielen.