Sentence examples of "taraftan insanları korkutmak" in Turkish

<>
Diğer taraftan insanları korkutmak gibi bir zevkimiz de yok. Biz sadece İsa severleriz. Мы никого не запугиваем, а просто хотим, чтобы люди любили Иисуса.
Doğru ama insanları korkutmak işin en eğlenceli taraflarından biri. Да, но пугать людей тоже большая часть веселья.
Bir taraftan insanları tahliye ederken bir taraftan da kasabayı kurtarmaya çalışıyoruz. И потому мы их эвакуируем, а сами попытаемся спасти город.
Daha da kötüsü, insanları bu tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlayan patronlar var. Некоторые люди останутся без электроэнергии на пару дней, другие же навсегда останутся без дома.
İkinci problem ise, diğer taraftan... Вторая проблема, с другой стороны...
Beni korkutmak istiyorsun sanırım? Видимо, напугать меня?
Yapamaz, yapamaz, yapamazsın, insanları kuruntusal bir "norm" a teslim olmaya ZORLAYAMAZSIN! Нельзя, нельзя, нельзя ЗАСТАВЛЯТЬ людей сдавать какие - то бредовые "нормы".
Majesteleri, bu taraftan. Ваше Величество, сюда.
O pencereden ateş ederek seni sadece korkutmak istemiştim. Я только хотел напугать тебя стрельбой через окно.
Dede, büyücü neden insanları yiyor? Дедушка, почему колдунья ест людей?
Diğer taraftan, ortada kayıp bir yaratık var. Но с другой стороны, пришелец на свободе.
Çocukları korkutmak için tasarlanmış hayali öyküler. Фантастические сказки, призванные пугать детей.
O zaman neden otobüse birlikte bindiğim insanları senden daha iyi tanıyorum? Тогда почему я знаю людей в автобусе лучше, чем тебя?
Pekala Bay Geller, şu taraftan. Так, мистер Геллер, сюда.
Ya da sadece biraz gözünü korkutmak istemiştir. Или же она просто хотела его припугнуть?
O insanları kurtların önüne atmada gayet iyi. Она любит бросать людей на произвол судьбы.
Sen bu taraftan gideceksin, ben de diğerinden gideceğim. Вы идите в ту сторону, а я туда.
Canavarlar küçük çocukları korkutmak için uydurulur. Демоны, которыми пугают маленьких детей?
Şehirler, insanları değiştirmez. Города не меняют людей.
Şimdi, bu taraftan, lütfen. А теперь, сюда, пожалуйста.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.